Titanik Faciası Hakkında Az Bilinen Gerçekler
1. İptal Edilen Can Filikası Tatbikatı
Titanik’in batışından sadece saatler önce, 14 Nisan Pazar günü bir can filikası tatbikatı yapılması planlanmıştı. Ancak çeşitli nedenlerle bu tatbikat iptal edildi. Eğer tatbikat yapılsaydı, mürettebatın filikaları suya indirme ve yolcuları organize etme konusunda çok daha tecrübeli olacağı ve belki de daha fazla hayatın kurtarılabileceği düşünülüyor.
2. Binoküler Eksikliği
Geminin gözcüleri, facia gecesi ufku gözlemlemek için binokülere sahip değildi. Binokülerlerin kilitli bir dolapta olduğu ve anahtarının da gemiden ayrılan ikinci kaptanın cebinde kaldığı iddia edilir. Eğer gözcülerde binoküler olsaydı, buzdağını daha erken fark edip çarpışmanın önlenebileceği veya en azından darbenin şiddetinin azaltılabileceği düşünülüyor.
3. Çok Yakındaki Geminin Sessizliği: SS Californian
Titanik’e en yakın gemilerden biri olan SS Californian, Titanik’in gönderdiği tehlike sinyallerini ve yükselen işaret fişeklerini görmesine rağmen yardım için harekete geçmedi. Californian’ın telsiz operatörü uyumuştu ve kaptanı, uzaktaki ışıkların bir kargo gemisine ait olduğunu düşünerek alarm vermedi. Bu olay, denizcilik tarihinde büyük bir tartışma konusu olmuştur.
4. Milton Hershey’in Kaçırılan Yolculuğu
Ünlü çikolata devi Milton Hershey de Titanik’in ilk seferinde yolculuk yapmayı planlayan isimler arasındaydı. Ancak son anda işleri nedeniyle gemideki yerini iptal etmek zorunda kaldı. Hershey, böylece tarihin en büyük deniz felaketlerinden birinden kıl payı kurtulmuş oldu.
5. Kurtarıcı Alkol: Fırıncı Charles Joughin
Titanik’in baş fırıncısı Charles Joughin, gemi batarken içtiği aşırı miktarda alkol sayesinde hayatta kaldığını iddia etmiştir. Buz gibi sulara düştüğünde alkolün vücut ısısını korumasına yardımcı olduğunu ve donarak ölmekten kurtulduğunu belirtmiştir. Saatlerce suda kalmasına rağmen, donma belirtileri göstermeden kurtarılan Joughin’in hikayesi, facianın en ilginç ayrıntılarından biridir.

6. Yetkililere Göre Yeterli Filika Sayısı
Titanik, yasalara göre yeterli sayıda can filikasına sahipti. Ancak bu yasalar, geminin taşıyabileceği yolcu sayısına değil, geminin tonajına göre belirleniyordu. Titanik’teki filikalar, gemideki tüm yolcu ve mürettebatı kurtarmak için yeterli değildi; sadece yaklaşık üçte birini alabiliyordu. Bu durum, facia sonrası denizcilik yasalarında köklü değişikliklere yol açtı.
7. Tek Japon Kurtulanın Trajedisi
Titanik’ten kurtulan tek Japon yolcu olan Masabumi Hosono, ülkesine döndüğünde “korkak” olarak damgalandı. Geleneksel Japon onur anlayışına göre, diğer yolcular ölürken kendisinin hayatta kalması utanç verici kabul edildi. Hosono, işini kaybetti ve hayatının geri kalanını dışlanmış bir şekilde geçirdi.
8. Müziğe Devam Eden Orkestra
Geminin batışı sırasında, orkestra üyeleri yolcuları sakinleştirmek ve moral vermek için son ana kadar müzik çalmaya devam etti. Bu fedakarlık, facianın en dokunaklı anılarından biridir. Orkestranın son çaldığı parçanın “Nearer, My God, to Thee” (Tanrım, Sana Yakınım) olduğu yaygın bir inanıştır.
9. Facia Sonrası Değişen Denizcilik Kuralları
Titanik faciası, dünya genelinde denizcilik güvenliği kurallarını kökten değiştirdi. Bu olay sonucunda, Denizde Can Güvenliği Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS) kabul edildi. SOLAS, gemilerin yeterli sayıda can filikası taşımasını, 24 saat telsiz dinlemesi yapmasını ve uluslararası buz devriyesinin kurulmasını zorunlu kıldı.
10. Gemideki Köpekler ve Hayatta Kalanlar
Titanik’te yaklaşık bir düzine köpek yolculuk ediyordu. Bunlardan sadece üçü kurtarılabildi. İki Pomeranyalı ve bir Pekinez cinsi köpek, boyutları küçük olduğu için battaniyelerin altında filikalara alınarak kurtarılmıştır. Bu durum, o trajik gecedeki ayrımcılığı ve öncelik sıralamalarını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Sonuç
Titanik faciası, sadece bir geminin batışı değil, aynı zamanda insanlığın kibirinin, şanssızlığın ve beklenmedik kahramanlıkların öyküsüdür. Yukarıda sıraladığımız az bilinen gerçekler, bu trajedinin çok katmanlı yapısını ve etkilerini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Her ne kadar üzerinden bir asırdan fazla geçmiş olsa da, Titanik’in hikayesi, denizcilik güvenliğinin önemini ve hayatın kırılganlığını bize hatırlatmaya devam ediyor. Bu efsanevi geminin trajik sonu, gelecek nesiller için önemli dersler barındırmaktadır.











