Sümer Tabletlerinden Modern Hukuka: Hammurabi Kanunlarının Günümüzdeki İzleri

İnsanoğlunun bir arada yaşama arzusu, toplumsal düzeni sağlayacak kurallar bütününü yani hukuku doğurmuştur. Tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda, adaletin temellerinin Mezopotamya nın bereketli topraklarında atıldığını görürüz. Sümerlerin çivi yazısını icat etmesiyle başlayan yazılı hukuk serüveni, Babil Kralı Hammurabi nin hazırlattığı devasa dikilitaş ile zirveye ulaşmıştır. Bugün kullandığımız modern hukuk sistemlerinin pek çok temel ilkesi, aslında binlerce yıl önce bu tabletlere kazınmıştır.

Sümerlerden Babil e Hukukun Yazılı Doğuşu

Hukuk tarihi denildiğinde akla ilk gelen Sümer tabletleridir. Sümerler, mülkiyet haklarını korumak ve ticari anlaşmazlıkları çözmek için ilk yazılı belgeleri oluşturmuşlardır. Bu süreçte ölü dillerin gizemi ve Sümerce öğrenmenin önemi üzerine yapılan araştırmalar, o dönemdeki toplumsal yapının ne kadar ileri düzeyde olduğunu göstermektedir. Hammurabi ise Sümerlerden devraldığı bu mirası geliştirerek, tarihin en kapsamlı kanunlarından birini oluşturmuştur.

Hammurabi Kanunları, yaklaşık 282 maddeden oluşur ve mülkiyetten aile hukukuna, ticaretten ceza hukukuna kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu kanunların bir kopyası bugün Paris teki Louvre Müzesi nde sergilenmektedir. Hammurabi Kanunları hakkında yapılan çalışmalar, bu metinlerin sadece cezalandırma amacı taşımadığını, aynı zamanda toplumsal hiyerarşiyi korumayı hedeflediğini kanıtlamaktadır.

Göze Göz Dişe Diş İlkesi ve Cezalandırma Mantığı

Hammurabi Kanunlarının en bilinen özelliği Kısas ilkesidir. Bir kişi bir başkasının kemiğini kırarsa, suçlunun da kemiği kırılırdı. Bu durum modern hukukta sert görünse de, o dönem için adaletin mutlak tesisi olarak görülüyordu. Tarihin derinliklerine indiğimizde, bu sert kuralların ardında yatan gizli tarih ve dünya hakkında bilinmeyen gerçekler bize toplumsal düzenin nasıl korunduğunu açıklar.

Cezalandırma yöntemlerinin evrimi, aslında insanlık tarihinin de bir özetidir. Antik dönemde suçluların nasıl tespit edildiği ve hangi kanıtlara dayanıldığı merak konusudur. Bu bağlamda tarihin ilk dedektifleri ve suçluların yakalanma yöntemleri incelendiğinde, Hammurabi dönemindeki şahitlik ve ispat yükümlülüğü gibi kavramların modern adli tıp ve hukuk mantığının atası olduğu görülür.

Illustration for Sümer Tabletlerinden Modern Hukuka: Hammurabi Kanunlarının Günümüzdeki İzleri

Modern Hukuk Sistemindeki İzler

Günümüzdeki medeni kanunlar ve ceza yasaları, Hammurabi nin binlerce yıl önce sistemleştirdiği bazı kavramları hala barındırmaktadır. Örneğin:

  • Mülkiyet hakkının kutsallığı ve korunması.
  • Ticari sözleşmelerin yazılı olması zorunluluğu.
  • Aile içi hukuki sorumluluklar ve miras hakları.
  • Şahitlik müessesesi ve yalan beyanın cezalandırılması.

Mezopotamya Medeniyeti tarafından geliştirilen bu hukuki altyapı, Roma Hukuku üzerinden Avrupa ya ve oradan da tüm dünyaya yayılmıştır. Sözleşme özgürlüğü ve suçun şahsiliği gibi modern prensiplerin ilk filizlerini bu antik tabletlerde görmek mümkündür.

Sonuç

Sümer tabletlerinden modern anayasalara uzanan bu uzun yolculuk, adaletin insanlık için değişmez bir ihtiyaç olduğunu kanıtlamaktadır. Hammurabi Kanunları, her ne kadar bugünkü insancıl hukuk anlayışıyla çelişen maddeler içerse de, hukukun üstünlüğü ve kuralların yazılı olması fikrini dünyaya aşılamıştır. Geçmişin bu devasa mirasını anlamak, bugünkü haklarımızın ve özgürlüklerimizin değerini daha iyi kavramamıza yardımcı olmaktadır. Hukuk, binlerce yıl önce olduğu gibi bugün de toplumları ayakta tutan en güçlü kolondur.